Ev veya otomobil alma hayali kuran vatandaşın en büyük düşmanı yüksek faizler kadar, her geçen gün katlanan piyasa fiyatları ve zamandır.
Banka kredilerinin yüksek maliyetleri ve ağır ödeme yükü arasında sıkışan tüketici, çareyi son dönemde sayıları hızla artan tasarruf finansman şirketlerinin kapısını çalmakta buluyor. Birevim, Katılımevim, Fuzul, Eminevim ve Sinpaş gibi BDDK denetimindeki şirketler arasındaki rekabet günden güne kızışırken, vatandaşın aklındaki tek ve net soru şu: “Parayı hemen veriyor musunuz?”
Sosyal medyadaki bir paylaşımın altına gelen "Peşinatsız hemen veriyorsanız hemen alayım" yorumları, aslında toplumun finansman arayışındaki sabırsızlığını ve çaresizliğini gözler önüne seriyor. Ancak tam da bu noktada durup çok iyi düşünmek gerekiyor. Çünkü tasarruf finansman sistemleri bir banka kredisi değildir; belirli bir birikim, kura veya sözleşmeye dayalı sıra sistemine dayanır. Reklam panolarında ya da broşürlerde gördüğünüz "hemen", "peşinatsız" veya "kolay teslimat" gibi süslü vaatlerin arkasındaki hukuki ve finansal şartları çok detaylı incelemek zorundasınız.
Bu sistemde en büyük risk, teslimat tarihi gelene kadar geçen sürede saklıdır. Yüksek enflasyonun hakim olduğu bir ekonomide, ev ve araç fiyatları her ay yukarı yönlü hareket ediyor. Siz hayalinizdeki ev için sisteme girip sıra beklemeye başladığınızda, almayı hedeflediğiniz konutun ya da otomobilin fiyatı yerinde durmuyor. Sözleşmeyi imzaladığınız gün belirlediğiniz finansman tutarı sabit kalırken, piyasadaki fiyatlar katlanarak artabiliyor. Gün gelip paranızı teslim aldığınızda, elinizdeki meblağın hedeflediğiniz evi almaya yetmediğini görmek büyük bir düş kırıklığı yaratabilir. Aradaki farkı kapatmak için tekrar borçlanmak ya da hayallerinizden taviz verip çok daha küçük bir mülkle yetinmek zorunda kalabilirsiniz.
İşte bu yüzden kararlarınızı anlık heyecanlarla değil, soğukkanlı hesaplarla almalısınız. Şirketlerin kapısını çalmadan önce kendinize şu soruları sormanız hayati önem taşıyor:
Sadece aylık taksite mi bakıyorsunuz, yoksa organizasyon ücreti dahil toplamda cebinizden çıkacak son rakamı biliyor musunuz?
Teslimat tarihiniz kesin mi, yoksa tamamen kura şansına mı bağlı?
Para teslim edilene kadar yaşanacak fiyat artışlarına karşı sözleşmede bir güncelleme veya tutar artırma imkanı sunuluyor mu?
BDDK düzenlemelerine göre sözleşmeyi imzaladıktan sonra 14 gün içinde hiçbir gerekçe göstermeden cayma hakkınızın olduğunu ve organizasyon ücreti dahil ödediğiniz tüm parayı iade alabileceğinizi unutmayın. Birikimlerinizi ve geleceğinizi riske atmamak adına, altına imza atacağınız her maddeyi defalarca okuyun. Unutmayın, fiyatların durmaksızın yükseldiği bir piyasada kulaktan dolma bilgilerle ve aceleyle hareket etmek, sizi paranızdan edeceği gibi zamanınızı da çalabilir. Ve günümüz ekonomik şartlarında telafisi en zor olan şey, ne yazık ki kaybedilen zamandır.




















Yorum Yazın
Facebook Yorum