Korkuteli ilçesi, bir gazeteci için tam anlamıyla haber ganimeti sunuyor. İlçenin neresine kafanızı çevirseniz, her yerde haber kaynıyor. Ama bu haberler öyle sokak haberleri ya da magazin haberleri değil.
Sözünü ettiğim haberler; Korkuteli’de kişileri, kurumları zor durumda bırakacak, devlet kurumlarını harekete geçirecek türden haberler.
Bunlar elbet zamanla kamuoyuna yansıyacak, “Yok artık, daha neler!” dedirtecek.
Şimdi gelelim şu meşhur Arasta Projesi’ne.
MHP’li Korkuteli Belediye Başkanı Ömer İşlek döneminde yapımına başlanan ve tamamlanan, ilçenin merkezinde yer alan bir proje.
Projeyi gezdim, ilk hâline baktım, bir de son hâline… İlk proje ile son hâli arasında farklar var. İlk projede Arasta’nın içinde büyük bir meydan varken, şimdi o meydana bir yapı dikilmiş. Güya belediyeye ek gelir sağlanması düşünülmüş. Ama meydansız bir arastanın bütün cazibesi gitmiş.
Arasta’nın dükkânlara açılan sokakları ilk projede daha geniş. Bitmiş hâlinde ise bu geniş sokakların ortasına yeni dükkânlar eklenmiş. Geniş sokak görüntüsünün yerini beton yığını görüntüsü almış.
Projede, arazi sahiplerine verilmek üzere yapılan daireler de var. Dükkânların üzerine yapılan dört kat ekleme ise apartman yığını görüntüsü oluşturmuş. Belli ki proje hazırlanırken, daha fazla konut, dükkan betondan nasıl üretilir, buna bakılmış.
Projede tek güzel olan şey; dizaynı ve mimarisi.
Projeyi çizen kimmiş?
Öğrendiğime göre Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ni çizen Şefik Birkiye.
Bu proje kimlere ne kazandırdı, kimler bu projeden neler aldı; hiçbir soru cevaplanmış değil. Korkuteli Belediye Başkanı Saniye Caran tarafından bilgiler, “ticari sır” gerekçesiyle verilmiyor.
Bunu ben söylemiyorum. Arasta Projesi ile ilgili mecliste sorular soran, Başkan Caran’dan doğrudan bilgi isteyen ve bu nedenle partisi CHP’den atılan Korkuteli Büyükşehir Meclis Üyesi Koray Küçüksarı ile diğer meclis üyesi Alper Köken söylüyor.
Ortada öyle bir sır perdesi var ki, bu perde kalkmasın, gerçekler gün yüzüne çıkmasın diye sıkı sıkıya kapalı tutuluyor. Perdeyi açmaya kalkanın ise kellesi alınıyor.
İki meclis üyesinin CHP’den atılmasına kadar giden süreçte konu, “ticari sır” kapsamına alınıyor.
Projeyi yapan MHP’li eski başkan.
Bitiren de eski başkan.
Normalde yönetim değişince eski yönetimin tüm usulsüz kararları kamuoyuyla paylaşılır. Ancak bu projede nedense sır perdesi aralanmıyor.
Partiden ihraç edilen meclis üyeleri Koray Küçüksarı ve Alper Köken’in aklına elbette şu sorular geliyor:
• Projenin yüklenici firmasına iskân verilene kadar eziyet çektirildi mi?
• İskân verilmesi karşılığında rüşvet istendi mi?
• Müteahhit projeden kaç dükkân ve daire aldı?
• Belediyeye projeden kaç işletme ve dükkân verildi?
• Arazi sahiplerine nereden, kaç adet yer verildi?
• Bir hak sahibinin parasını ödemediğine karşın, verilen yerin müteahhitte kaldığı doğru mu?
• İskân aşamasında projenin ilk hâli iptal edilip son hâli mi ruhsatlandırıldı?
• Projeden menfaat sağlayanlar var mı?
• Mecliste projeye dair neden açıklama yapılmıyor?
• Neden meclis üyelerinin proje ile ilgili soruları cevapsız bırakılıyor?
• Kamuya ait projelerde şeffaf olunması gerekirken, “ticari sır” gerekçesi neye dayandırıldı?
• Proje şu anda açık olmasına rağmen neden atıl durumda duruyor, halk neden ilgi göstermiyor?
Soru o kadar çok ki...
Kamuoyu bu soruların cevabını beklerken, CHP’li iki meclis üyesinin Arasta Projesi’ni sorgulaması kimleri rahatsız etti?
Zaten rüşvet ve yolsuzluk iddialarıyla anılan CHP’li belediyeler mercek altındayken, Arasta Projesi’nde yanlış giden bir şeyler varsa bu ortaya çıkmayacak mı?
Gerçekler elbet karanlıkta esaret altında zorla yaşayabilir ama karanlığa ışık tutmaya çalışanlar olduğu sürece, karanlıklar aydınlanacaktır.
İhraç edilen iki meclis üyesiyle ilgili ilginç detaylara daha sonra değineceğim.
Hayata seyirci kalmamanız dileğiyle.




















Yorum Yazın
Facebook Yorum