Çandır'dan İstihdam ve Kırsal Refah İçin Dönüşüm Projesi'ne tam destek
EKONOMİMayıs ayı meclis toplantısında konuşan ATB Başkanı Ali Çandır, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanan ve Dünya Bankası kaynağıyla hayata geçirilecek Türkiye Tarım Gıda Sektörünün İstihdam ve Kırsal Refah İçin Dönüşüm Projesi’ni önemli bulduklarını ifade etti.
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Mayıs Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında ATB Toplantı Salonu’nda gerçekleşti. Meclis toplantısında tarımsal üretim, ihracat, maliyet artışları ve kent ekonomisine yönelik dikkat çeken sorunlar ele alındı. Meclis üyelerinin geride kalan bir aylık faaliyetleriyle ilgili bilgilendirildiği Meclis’te ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, tarım, ekonomi ve Antalya ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.
“SON 10 YILDA MALİYETLER HIZLA ARTTI”
Çandır konuşmasına başlarken ülke ekonomisine ve gıda güvenliğine katkı sağlayan tüm çiftçilerin Dünya Çiftçiler Günü’nü kutladı. Çandır, “Tarımsal faaliyetlerde maliyet yapısındaki bozulmaya uzun yıllardır dikkat çekiyoruz. Ne var ki bugün geldiğimiz noktada, üretim ekonomisinin taşıma kapasitesinin ciddi biçimde zorlandığını görüyoruz. Özellikle işçilik, kira ve temel üretim girdilerinde yaşanan yüksek artışlar, tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini doğrudan tehdit etmektedir. Son 10 yılda maliyetler hızla artarken buna karşılık üreticimizin gelir artışı aynı ölçüde gerçekleşmemiştir. Sektörümüz bu yükü uzun süre fedakârlıkla taşımıştır. Ancak bugün birçok üreticimiz; yüksek finansman maliyetleri, sermaye yetersizliği ve krediye erişim sorunları nedeniyle üretimden çekilme riskiyle karşı karşıyadır.” dedi.
“BÜYÜK ÖLÇÜDE AŞINDIRMAKTADIR”
Tarımın yalnızca ekonomik bir faaliyet olmadığını kaydeden Çandır, tarım; gıda arz güvenliği, stratejik bağımsızlık, kırsal istihdam ve toplumsal denge olduğunu kaydetti. Çandır, tarımda yaşanan her zayıflama, yalnızca sektörel değil; ekonomik, sosyal ve stratejik sonuçlar doğurduğuna dikkat çekti. Çandır, “Nitekim geçtiğimiz ay açıklanan yüzde 3,70’lik gıda enflasyonu, küresel ve ulusal ölçekte maliyet baskısının yeniden güçlendiğini göstermektedir. Ancak burada dikkat çekici olan husus şudur: Gıda fiyatları artmasına rağmen üretici refahı aynı ölçüde yükselmemektedir. Çünkü maliyetlerdeki kontrolsüz artış, üretimden doğan katma değeri büyük ölçüde aşındırmaktadır. Bu nedenle önümüzdeki dönemde temel önceliğimiz; üretim kapasitesini koruyan, rekabet gücünü artıran, öngörülebilir ve dirençli bir tarım ekonomisi inşa etmek olmalı.” sözlerine yer verdi.
“DÜNYA YENİ BİR DÖNEME GİRDİ”
Dünyanın yeni bir döneme girdiğini kaydeden Çandır, “Şubat ayından itibaren küresel ölçekte enerji, gübre, petrokimya ve lojistik alanlarında yaşanan gelişmeler, tarımın artık yalnızca bir sektör değil; ülkelerin stratejik güç unsurlarından biri olduğunu yeniden gösterdi. FAO gıda fiyat endeksindeki yükseliş de bu kırılganlığın uluslararası ölçekte derinleştiğini ortaya koymaktadır. Böylesine kritik bir dönemde yapmamız gereken; üretim gücünü koruyan, yerli kapasiteyi artıran, teknoloji ve verimlilik odaklı, planlı ve uzun vadeli bir tarım vizyonunu kararlılıkla ortaya koymakta.” sözlerine yer verdi.
“BİRİNCİSİ FİNANSMANA ERİŞİMDİR”
Çandır, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanan ve Dünya Bankası kaynağıyla hayata geçirilecek Türkiye Tarım Gıda Sektörünün İstihdam ve Kırsal Refah İçin Dönüşüm Projesi’ni önemli bulduklarını ifade etti. Bu kaynağın, yeni yatırımların yanı sıra halihazırda faaliyette olan işletmelerin korunması ve devamlılığı için kullandırılmasını temenni ettiklerini kaydeden Çandır, “ Böyle bir yaklaşım yeni yatırımların yanında kurulu kapasitemizin korunmasına önemli ölçüde katkı sağlayacaktır. Meslek komiteleri toplantımızda öne çıkan iki temel konuyu sizlerle paylaşmak istiyorum. Birincisi finansmana erişimdir. Üyelerimizin en önemli talebi, yaklaşık üç yıldır aynı seviyede kalan tarımsal kredi limitlerinin günümüz maliyetleri ve üretim koşulları dikkate alınarak artırılmasıdır.” dedi.
“DENGELİ VE ÖNGÖRÜLEBİLİR BİR KUR”
Çandır, “İkincisi ise üretim ve ihracat tarafında rekabet gücümüzü zayıflatan kur politikasıdır. Artan maliyetlere rağmen döviz kurunun aynı hızda ilerlememesi; ihracatçımızın rekabet gücünü zayıflatmakta, bazı pazarlarda fiyat tutturmayı zorlaştırmakta ve pazar kayıplarına neden olmaktadır. Üyelerimizin bu konudaki temel beklentisi ise üretim, ihracat ve rekabet koşullarını destekleyecek daha dengeli ve öngörülebilir bir kur yapısının oluşmasıdır.” sözlerine yer verdi.
“ÖNEMLİ BİR DÖNÜŞÜM FIRSATI”
COP31 kapsamında açıklamalarını sürdüren Çandır, “COP31’in Antalya açısından yalnızca birkaç günlük bir organizasyon değil; çevre, iklim, su ve yaşam kalitesi bakımından önemli bir dönüşüm fırsatı olduğuna inanıyoruz. Dünyada COP organizasyonlarına ev sahipliği yapan şehirlerin önemli bir bölümü bu dönemi; yeşil alanlarını artırmak, çevresel altyapılarını güçlendirmek ve kentlerini geleceğe hazırlamak adına değerlendirmiştir. COP31’in kentimizde; kişi başına düşen yeşil alan miktarını artıran, yenilenebilir enerji kapasitesini geliştiren, su verimliliğini önceleyen, tarımsal atıkları ekonomiye kazandıran, hava kalitesini yükselten, mevcut orman varlığını koruyup güçlendiren ve yaşam kalitesini artıran kalıcı ve ölçülebilir vizyonla hedef koyan, uygulayan ve örnek olan bir kent olması gerektiğine inanıyoruz.” dedi.
“OLUMLU BİR DÖNEMİN YAŞANACAĞI YÖNÜNDEDİR”
Çandır, “Bu yıl özellikle yağışlar açısından geçen yıla kıyasla daha olumlu bir tabloyla karşı karşıya olduğumuz görülmektedir. Yağışların üretime olumlu yansıması; başta hububat ve meyve olmak üzere birçok üründe hem verim hem de rekolte beklentilerini artırmıştır. Özellikle meyve grubunda artan rekoltenin tezgâhlara olumlu yansımaya başladığı görülmektedir. Hatırlanacağınız gibi geçtiğimiz yıl yaşanan don olayları nedeniyle birçok üründe fiyatlar aşırı yükselmiş, ürünlere erişim zorlaşmıştı. Bu yıl ise genel beklentimiz; üretim ve arz tarafında daha dengeli ve daha olumlu bir dönemin yaşanacağı yönündedir.” açıklamasına yer verdi.
“HERHANGİ BİR SORUN BULUNMAMAKTADIR”
Kurban Bayramı’na yönelik alınan hazırlıklara da değinen Çandır, “Kurban Bayramı öncesinde gerçekleştirdiğimiz sektörel analiz toplantımızda gördük ki; ilimizde kurban arzı, kesim altyapısı ve hizmet kapasitesi açısından herhangi bir sorun bulunmamaktadır. Yeterli miktarda kurbanlık hayvan, kesim alanı ve hizmet verecek sektör paydaşı mevcuttur. Bununla birlikte artan üretim maliyetleri, iş gücü sorunu, genç nüfusun üretimden uzaklaşması ve organize perakendenin piyasa üzerindeki etkileri sektörümüz açısından dikkatle takip edilmesi gereken başlıklar arasında yer almaktadır. Antalya’nın üretim gücünü koruyabilmesi için üreticiyi ayakta tutacak ve hayvancılığı sürdürülebilir kılacak politikalara ihtiyaç her geçen gün artmaktadır.” dedi.
İlginizi Çekebilir