© Adalya Medya 2021

‘Asıl hedef başarıyı kalıcı hale getirmek’

ASKON Antalya Şube Başkanı Onur Kacar: “Temmuz ayında kırılan ihracat rekoru sevindiricidir. Asıl hedefimiz ise bu başarıyı güçlü lojistik altyapı, enerji güvenliği ve yeni ticaret koridorlarıyla kalıcı hâle getirmektir”dedi.

Ticaret Bakanlığı tarafından açıklanan 2026 yılı Temmuz ayı dış ticaret verilerini değerlendiren ASKON Antalya Şube Başkanı Onur Kacar, Türkiye’nin küresel ekonomide yaşanan tüm belirsizliklere rağmen üretmeye, ihracat yapmaya ve yeni pazarlara açılmaya devam ettiğini belirterek, açıklanan rakamların Türk sanayisinin ve ihracatçısının direncini bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi. Temmuz ayında ihracatın geçen yılın aynı ayına göre %2,9 artışla 25 milyar 621 milyon dolara ulaşarak tüm zamanların en yüksek Temmuz ayı ihracatına imza attığını hatırlatan Kacar, yıllıklandırılmış mal ihracatının da 278,6 milyar dolarla tarihi zirveye yükseldiğini belirtti. Hizmet ihracatıyla birlikte yıllıklandırılmış toplam ihracatın 401 milyar dolar seviyesini aşması, Türkiye’nin üretim ve dış ticaret kapasitesinin güçlenmeye devam ettiğini göstermektedir.  Kacar, “Ticaret Bakanımız Sayın Prof. Dr. Ömer Bolat’ın da ifade ettiği gibi; jeopolitik gerilimler, enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar, navlun maliyetleri ve küresel ticarette artan korumacılık eğilimlerine rağmen ulaşılan bu rakamlar son derece kıymetlidir. Bu başarıda emeği bulunan tüm ihracatçılarımızı, sanayicilerimizi ve çalışanlarımızı gönülden kutluyorum.” dedi.

Artık sadece ihracat rakamlarını değil, ihracatın altyapısını konuşmalıyız

Kacar, günümüz dünyasında rekabetin yalnızca üretim kapasitesiyle ölçülmediğini belirterek şu değerlendirmede bulundu: “İhracat fabrikada başlar; ancak rekabet limanda, demiryolunda, sınır kapısında ve enerji arz güvenliğinde kazanılır. Ürünlerin dünya pazarlarına hangi maliyetle, hangi hızla ve hangi güvenli koridorlar üzerinden ulaştırıldığı artık en az üretim kadar önemlidir.” Pandemi sonrası değişen tedarik zincirleri, Kızıldeniz’de yaşanan güvenlik sorunları, bölgesel çatışmalar ve küresel ticarette artan korumacılık eğilimlerinin ülkeleri yeni ulaştırma koridorları oluşturmaya yönelttiğini belirten Kacar, Türkiye’nin bu süreçte önemli bir stratejik avantaja sahip olduğunu ifade etti.

Irak ile geliştirilen iş birlikleri yeni dönemin habercisidir

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ile Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi arasında gerçekleştirilen temaslar ile Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ın Iraklı mevkidaşlarıyla yaptığı görüşmelerin, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerde yeni bir dönemin kapısını araladığını belirten Kacar, orta vadede 30 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefi, Kalkınma Yolu Projesi, gümrük süreçlerinin uyumlaştırılması, karşılıklı yatırımların artırılması ve JETCO mekanizmasının yeniden işletilmesinin iş dünyası açısından önemli gelişmeler olduğunu ifade etti.  “Basra Körfezi’nden Türkiye üzerinden Avrupa’ya uzanacak Kalkınma Yolu Projesi, yalnızca bir ulaştırma yatırımı değildir. Bu proje; üretim, lojistik, depolama, gümrükleme, sanayi yatırımları ve dış ticaret açısından yeni bir ekonomik ekosistemin temelini oluşturmaktadır.”

Enerji ve lojistik aynı stratejinin iki temel unsurudur

Türkiye ile Irak arasında enerji alanında geliştirilen iş birliklerinin de dikkatle takip edilmesi gerektiğini belirten Kacar, Kerkük sahalarına yönelik ortaklıkların ve enerji alanındaki yeni iş birliklerinin ulaştırma projeleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. “Enerji arz güvenliği ile lojistik altyapı birbirinden ayrı düşünülemez. Güçlü üretim için güvenilir enerjiye, güçlü ihracat için ise kesintisiz ulaştırma ağlarına ihtiyaç vardır. Bu nedenle enerji ve lojistik alanındaki yatırımlar birbirini tamamlayan stratejik adımlardır.”

Antalya ve Batı Akdeniz bu dönüşümden önemli pay alacaktır

Antalya’nın yalnızca turizmde değil; tarım, gıda, doğal taş, savunma sanayi, makine, yaş meyve-sebze ve imalat sanayinde de güçlü bir ihracat potansiyeline sahip olduğunu belirten Kacar, Batı Akdeniz ihracatçısının yeni ticaret koridorlarından doğacak fırsatları iyi değerlendirmesi gerektiğini söyledi. Liman altyapılarının güçlendirilmesi, demiryolu bağlantılarının geliştirilmesi, lojistik merkezlerin yaygınlaştırılması ve ihracatçının finansmana erişiminin kolaylaştırılmasının bölge ekonomisine doğrudan katkı sağlayacağını vurgulayan Kacar, Antalya’nın Doğu Akdeniz ile Körfez pazarları arasındaki ticari hareketlilikten daha fazla pay alabilecek şehirlerden biri olduğunu ifade etti.

Üretimi destekleyen finansman modeli güçlendirilmelidir

ASKON Genel Başkanımız Sayın Orhan Aydın’ın da çeşitli değerlendirmelerinde vurguladığı üzere, üretim ve ihracatın sürdürülebilirliği açısından reel sektörün finansmana erişiminin kolaylaştırılması, yatırım ortamının güçlendirilmesi ve üretim odaklı politikaların kararlılıkla sürdürülmesi büyük önem taşımaktadır. Yüksek finansman maliyetleri ve küresel belirsizlikler karşısında üreticinin desteklenmesi, ihracatın kalıcı büyümesi açısından kritik görülmektedir.

Türkiye Yüzyılı’nın ekonomik omurgası şekilleniyor

Açıklamasının sonunda Türkiye’nin tarihî bir fırsatla karşı karşıya olduğunu vurgulayan Kacar şu değerlendirmede bulundu: “Bugün Kalkınma Yolu Projesi, Büyük Faw Limanı, Ovaköy Sınır Kapısı, Irak ile geliştirilen enerji iş birlikleri, Hicaz Demiryolu vizyonu ve Orta Koridor birbirinden bağımsız projeler değildir. Bunlar, Türkiye’yi Avrupa, Körfez, Orta Doğu ve Asya arasında üretim, lojistik ve ticaret üssü hâline getirecek büyük stratejinin birbirini tamamlayan halkalarıdır. Rekor ihracat rakamlarını kalıcı başarıya dönüştürecek olan da üretim gücümüz ile bu stratejik yatırımların aynı vizyon doğrultusunda ilerlemesidir.”

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER