Oğuz Altınkaynak, açıklamasında şehitlerin isimlerinin verildiği sokak, cadde, park ve mahallelerin yalnızca birer adres olmadığını belirterek, bu isimlerin Türkiye’nin terörle mücadelesinde hayatını kaybeden insanların hatırasını yaşattığını söyledi.
Altınkaynak, “Geçmişte meydanlarda hep birlikte ‘Şehitler ölmez, vatan bölünmez’ sloganlarını attık. Terörle mücadelede hayatını kaybeden şehitlerimizin isimleri unutulmasın diye sokaklara, caddelere, alt ve üst geçitlere, parklara ve mahallelere isimleri verildi. Şimdi milletimizin karşısına çıkıp başka bir siyasi denklem kurulurken, bu şehitlerimizin ailelerinin ve gazilerimizin ne hissedeceğini de düşünmek zorundayız” dedi.
(1).jpg)
Terörle mücadelede hayatını kaybedenlerin hatırasının siyasi hesaplara konu edilmemesi gerektiğini vurgulayan Altınkaynak, olası af tartışmalarına da tepki gösterdi.
Altınkaynak, “Şehitlerimizin isimlerini taşıyan sokaklarda, caddelerde ve parklarda yarın affedilecek teröristler mi dolaşacak? Milletimizin sorması gereken soru budur. Bu mesele sadece bir yasa maddesi değildir. Bu mesele şehitlerimizin hatırasıdır, gazilerimizin onurudur, şehit ailelerinin vicdanıdır” ifadelerini kullandı.
“Bizler ihanetin değil; Cumhuriyetimizin, milletimizin ve devletimizin yanında saf tutuyoruz” diyen Altınkaynak, Türkiye’nin terörle mücadelede bugüne kadar ödediği bedellerin unutulmaması gerektiğini söyledi.
Altınkaynak, “İktidarlar değişir, konjonktür değişir, siyasi hesaplar değişir. Ancak devletin temel değerleri ve milletin hafızası siyasi konjonktüre göre şekillendirilemez. Bir siyasi iktidarın gücü, yalnızca Meclis’teki sandalye sayısıyla veya kurduğu ittifaklarla ölçülmez. Asıl güç, milletin vicdanında karşılık bulabilmektir” diye konuştu.
İktidarın önündeki asıl sınavın, siyasi gücü korumakla toplumun adalet duygusunu korumak arasındaki tercihte ortaya çıkacağını belirten Altınkaynak, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Çeyrek asırlık bir iktidarın bugün karşı karşıya olduğu en önemli meselelerden biri budur. Gücü korumak ile vicdanı korumak arasında nasıl bir tercih yapılacaktır? Terörle mücadelede hayatını ortaya koymuş insanların ve bu mücadelede bedel ödemiş ailelerin kendilerini yeni siyasi denklem içerisinde nerede gördüğü önemlidir.”
Altınkaynak, siyasi kararların yalnızca Meclis aritmetiği üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini ifade ederek, “Sandıktaki çoğunluğu, yasa çıkarmak uğruna kurulan ittifakı ve Meclis’teki aritmetik gücü milletin vicdanındaki çoğunluk zannetmek siyasetin en büyük yanılgısıdır” dedi.
“Kandil mutlu, Gazi mutsuzsa; bu nasıl bir siyasi vicdandır?” diye soran Altınkaynak, “Biz şehit ailelerinin gözyaşını, gazilerimizin yaşadığı acıyı ve milletimizin hassasiyetlerini görmezden gelen hiçbir siyasi hesabın parçası olmayacağız” ifadelerini kullandı.
Altınkaynak, Türkiye’nin terörle mücadelede yeni bir döneme girmesi halinde dahi atılacak her adımın şehitlerin ve gazilerin ödediği bedeller dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Bazı isimler yalnızca tabelalarda yazmaz. Bazı isimler bir milletin hafızasında ve vicdanında yaşar. O isimlere sahip çıkmak, geçmişe değil Türkiye’nin geleceğine sahip çıkmaktır” dedi.








Yorum Yazın