Yol da var çare de var
SİYASETTürkiye Buluşmaları programı DEVA Partisi ve Saadet Partisi mensuplarının katılımıyla Antalya'da gerçekleştirildi. Antalya’dan tüm Türkiye’ye seslenen Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, “Hiç kimse umutsuzluğa kapılmasın. Hiç kimse 'Bu düzen böyle gelmiş, böyle gider' demesin. Yol da var, çare de var, proje de var, kadro da var. Göreceksiniz ilk seçimde ülkemizde ahlak kazanacak, adalet kazanacak”dedi.
Saadet Partisi ve Deva Partisi’nin ‘Türkiye Buluşmaları’ programının ikincisi Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan ve çok sayıda davetlinin katıldığı toplantıda iki genel başkan da partililere hitap etti. ‘Devleti ganimet olarak gören, siyaseti sadakat ve itaat ilişkisine indirgeyen, hukuku güç odaklarına bağlı hale getiren anlayışlarla Türkiye'nin geleceği inşa edilemez’ diyen Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Türkiye’nin artık krizleri yöneten değil, kriz üretmeyen bir devlet anlayışına ihtiyaç duyduğunu vurguladı. Antalya'da yaptıkları çağrının sadece siyasi partilere değil, tüm millete olduğunu belirten Arıkan, Gerçek ittifakın, partiler arasında kurulan pazarlık masalarında değil, devlet ile millet arasında yeniden tesis edilecek güven sözleşmesinde hayat bulacak olan sözleşme olduğunu işaret etti.
Arıkan sözlerini şöyle sürdürdü: “Artık pansuman siyaseti bitmiştir. Bununla çözüm üretemiyoruz. Güvene, adalet ve devleti yeniden ayağa kaldıracak siyasal organ nakline bugün Türkiye'de ihtiyaç var. Türkiye'nin ihtiyacı yeni bir iktidardan önce yeni bir devlet anlayışıdır. Bugün burada aynı sofranın etrafında buluşabileceğimizi gösterdik. Aynı dert için omuz omuza verebileceğimizi gösterdik. Aynı Türkiye hayali için birlikte yürüyebileceğimizi gösterdik. Bunu geniş kitlelere de göstermek istiyoruz. Burada, Hiç kimse bu ülkede başka yol yok zannetmesin. Yol da var, çare de var, proje de var, kadro da var. Göreceksiniz ilk seçimde ülkemizde ahlak kazanacak, adalet kazanacak. Emek kazanacak. Kardeşlik kazanacak. Ve inşallah Türkiye kazanacak” diye konuştu.
‘ÇÖZÜM MİLLETİ DİNLEYEREK ÜRETİLİR’
Siyasetin önce dinleme işi olduğunu söyleyen DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, şöyle devam etti:
“Çünkü çözüm ancak milleti dinleyerek üretilir. Sokağın sesini biliyoruz. Çarşının nabzını biliyoruz. Pazarın yüzünü biliyoruz. Çiftçimizin tasasını biliyoruz. Esnafımızın kaygısını biliyoruz. Sanayicimizin önündeki engellerini biliyoruz. İhracatçının rekabet mücadelesini biliyoruz. Gençlerimizin yarın ne olacak endişesini biliyoruz. Çünkü dertlilerden biliyoruz. Çünkü derdi yaşayanlardan dinliyoruz. Çünkü biz milletin sesini uzaktan duyanlardan değiliz. Biz milletin sesini milletin içinde duyuyoruz. Ve şunu da çok iyi görüyoruz; evet, milletimizin umuda ihtiyacı var. Milletimizin kendini güvende hissetmeye ihtiyacı var. Ve en önemlisi bu milletin kendisini gerçekten dinleyen, anlayan bir yönetim anlayışına ihtiyaç var. Ülkemizi yönetenler artık milleti görmüyor. Milletimizin sesini duymuyor. Milletimizin derdini hissetmiyor. Aralara büyük duvarlar örüyorlar, brandalar çekiliyor. Aralara mesafeler koyuyorlar. Sadece kendi çevrelerine bakıyorlar. Sadece birbirlerini dinliyorlar. Sorunun tam özünde bu var. Oysa şöyle kafalarını kaldırıp da bir baksalar, bu ülkede adalet aramayan neredeyse hiç kimsenin kalmadığını görecektir. Herkes adalet arıyor.”
‘İKİ KUTUPLU SİYASET BİR FAYDA ÜRETMEDİ’
Türkiye'de siyasetin iki kutuptan ibaret bir şekle getirilmeye çalışıldığını savunan Babacan, “Bu durum hem iktidarın işine geliyor, hem de muhalefettekilerin bazılarının işine geliyor bu iki kutuplu siyaset. Ancak 10 yıl oldu, bu iki kutuplu siyaset vatandaşlarımız için bir fayda üretmedi, üretmiyor. Eskiden çok sayıda siyasi parti seçime girerdi. Ve seçim sonuçlarına göre, ya tek başına iktidar olurdu siyasi partiler, ya koalisyonlar olurdu. Ama şimdi bu 50+1, ister istemez insanların bilinçaltında iki kutup çağrışımı yapıyor. Bunu da şu andaki iktidar sonuna kadar kullanıyor. İki kutuplu siyaset işlerine geliyor. Bir iktidar tarafında tekel olsun, bir de muhalefette tekel olsun isteyenler de var muhalefet tarafında. Ancak arkadaşlar Türkiye'nin çıkışı, çözüm ancak ve ancak yeni bir alternatif inşasıyla mümkün. Yeni bir alternatif, güçlü, geniş bir tabana dayanan ve ülkenin sorunlarını çözecek kapasitede ve aynı zamanda güçte yeni bir alternatif. Biz bunun ilk adımı geçen sene ocak ayında TBMM çatısı altında Yeni Yol grubunu kurarak attık. Ortak bir Türkiye hedefinde buluşacağımız başka siyasi partiler ve müstakil siyasetçilerle de bu yeni alternatif inşasını geliştirmek arzusundayız. Türkiye'nin gerçekten yeni bir soluğa ihtiyacı var. Yatırımcının güvenle yatırım yaptığı, üretenin kazandığı, milletin emeğinin karşılığını aldığı yeni bir düzene ihtiyaç var. İşte biz buna da talibiz” ifadelerini kullandı.
İlginizi Çekebilir