© Adalya Medya 2021

“Yapı envanteri neden hâlâ tamamlanmadı?”

Büyük Marmara depreminin yıldönümünde önemli açıklamalarda bulunan İMO Şube Başkanı Soner Akdoğan, kentteki mevcut yapıların durumunun net biçimde ortaya konulmasının büyük önem taşıdığını belirterek, yapı envanterinin henüz tamamlanmamış olmasını eleştirdi.

İnşaat Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Soner Akdoğan, 17 Ağustos Marmara Depremi’nin 27’nci yıl dönümünde Antalya’nın deprem hazırlığına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin yapı envanteri çalışmasını henüz tamamlamamasını eleştiren Akdoğan, özellikle eski yapıların tespit edilmesi, risk durumlarının belirlenmesi ve kentsel dönüşüm çalışmalarının bilimsel kriterlere göre yürütülmesi gerektiğini söyledi.

“Sahadaki uygulamalar güçlendirilmeli”

Antalya Gazeteciler Cemiyeti Sosyal Tesisleri’nde düzenlenen toplantıda konuşan Akdoğan, Türkiye’nin deprem yönetmelikleri konusunda geçmişe göre önemli bir noktaya geldiğini ancak uygulama ve denetim aşamasında sorunların devam ettiğini ifade etti.

Yapı denetiminin etkin şekilde yürütülmesinin deprem güvenliği açısından kritik olduğunu belirten Akdoğan, sahada görev yapan teknik personelin deneyim ve yetkinliğinin artırılması gerektiğini kaydetti.

“Her mühendise aynı yetki verilmemeli”

Yetkin mühendislik sisteminin yeniden ele alınması gerektiğini savunan Akdoğan, mühendislerin eğitimlerinin yanı sıra deneyim ve uzmanlıklarının da mesleki yetkilendirmede dikkate alınması gerektiğini dile getirdi.

Akdoğan, özellikle insan hayatını doğrudan ilgilendiren yapılarda görev ve sorumlulukların uzmanlık alanlarına göre belirlenmesinin zorunlu olduğunu söyledi.

Antalya’nın yapı stoku ortaya konulmalı

Antalya’nın afet risklerinin azaltılması amacıyla hazırlanan İl Risk Azaltma Planı’na da değinen Akdoğan, kentin deprem başta olmak üzere çeşitli afetlere karşı hazırlıklı olması gerektiğini belirtti.

Ancak Antalya’daki yapıların tamamını kapsayan kapsamlı bir envanter çalışmasının henüz sonuçlandırılmadığını ifade eden Akdoğan, bunun kentsel dönüşüm açısından ciddi bir eksiklik olduğunu söyledi.

“Hangi yapıların riskli olduğunu bilmeden dönüşümde öncelik belirleyemeyiz” diyen Akdoğan, önceliğin deprem sırasında yıkılma veya ağır hasar görme ihtimali yüksek yapıların belirlenmesine verilmesi gerektiğini kaydetti.

Muratpaşa’da eski binalar öne çıkıyor

Antalya’nın yapı stokunun yaşına da dikkat çeken Akdoğan, Muratpaşa’da yaklaşık 37 bin bina bulunduğunu ve bu yapıların yarısından fazlasının 2000 yılından önce inşa edildiğini belirtti.

Söz konusu binaların önemli bölümünün günümüzde yürürlükte olan deprem standartlarına göre değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Akdoğan, yapıların durumunun bilimsel yöntemlerle ortaya konulmasının önemini vurguladı.

Kentsel dönüşümün yalnızca binaların yıkılarak yeniden yapılması şeklinde uygulanmaması gerektiğini belirten Akdoğan, güçlendirme seçeneğinin de mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

“Güçlendirme de önemli bir seçenek”

Mevcut yapıların güçlendirilmesine ilişkin mevzuatın daha anlaşılır ve uygulanabilir hale getirilmesi gerektiğini dile getiren Akdoğan, toplumda güçlendirmeye yönelik bazı önyargıların bulunduğunu ifade etti.

Akdoğan, teknik incelemeler sonucunda güçlendirilmesi mümkün olan yapıların yıkılmak yerine bilimsel yöntemlerle güvenli hale getirilebileceğini belirtti.

Tadilatlar da denetlenmeli

Binalarda ruhsat sonrasında gerçekleştirilen değişikliklerin de yapı güvenliği açısından dikkate alınması gerektiğini belirten Akdoğan, özellikle iş yeri, restoran ve kafelerde yapılan tadilatların taşıyıcı sistem açısından kontrol edilmesinin önemine işaret etti.

Binaların yalnızca inşa edildiği dönemde değil, kullanım süresi boyunca da takip edilmesi gerektiğini söyleyen Akdoğan, Türkiye’de düzenli bakım ve kontrol konusunda yeterli bilincin henüz oluşmadığını ifade etti.

Antalya için nüfus planlaması uyarısı

Antalya’nın hızlı nüfus artışı yaşayan kentlerden biri olduğuna dikkat çeken Akdoğan, geleceğe yönelik planlamalarda yalnızca konut ihtiyacının değil, kentin tüm altyapısının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Ulaşım, içme suyu, çevre, barınma ve afet risklerinin aynı planlama içerisinde ele alınması gerektiğini belirten Akdoğan, Antalya’nın geleceğinin doğru nüfus projeksiyonları üzerinden şekillendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Akdoğan, deprem riskine karşı hazırlığın yalnızca deprem sonrasında müdahaleyle sınırlı kalmaması, riskli yapıların önceden belirlenerek gerekli güçlendirme ve dönüşüm çalışmalarının vakit kaybetmeden başlatılması gerektiğini söyledi.

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER