Reklam
Reklam

Antalya’nın en büyük riski plansızlık

İMO Antalya Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Ali Erman Aydın, kentte plansız yapılaşma, zemin riskleri ve yetersiz altyapıya dikkat çekti. Antalya’nın mevcut bina stokunun deprem güvenliği açısından kapsamlı biçimde incelenmesi gerektiğini belirten Aydın, şantiyelerde teknik denetimlerin artırılması ve uzun vadeli şehir planlamasının hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.

Yayınlanma Tarihi : Google News
Antalya’nın en büyük riski plansızlık
Reklam

Antalya’da hızla büyüyen yapılaşma, deprem güvenliği ve altyapı sorunlarını yeniden gündeme taşıdı. İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Antalya Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Ali Erman Aydın, kentteki yapı ruhsatı ve iskân verilerini değerlendirerek inşaat sektörünün son yıllardaki seyrine, yeni binaların güvenliğine ve mevcut yapı stokunun durumuna ilişkin önemli açıklamalar yaptı. Aydın, Antalya’nın geleceği için bilimsel verilere dayanan planlama ve kapsamlı bir yapı envanterinin zorunlu olduğunu vurguladı.

ANTALYA’DA İNŞAAT FAALİYETLERİ YAVAŞLADI

Antalya’daki yapı ruhsatı ve iskân verilerini değerlendiren Aydın, inşaat faaliyetlerinin yıllar içinde farklı dönemlerde hızlandığını ve yavaşladığını belirtti.

TÜİK verilerine göre 2026 yılının ilk altı ayında toplam 12 bin 300 binanın yapı ruhsatı aldığını, 10 bin 956 binaya ise iskân verildiğini aktaran Aydın, Antalya’da 2018 yılına kadar yeni yapılaşmanın oldukça yüksek seviyelerde seyrettiğini ifade etti.

2018 sonrasında inşaat faaliyetlerinde yavaşlama yaşandığını kaydeden Aydın, Rusya-Ukrayna Savaşı ve Altıntaş bölgesinin imara açılmasıyla yapılaşmanın yeniden hız kazandığını, ancak bu hareketliliğin daha sonra tekrar azaldığını söyledi. Aydın, 2026 yılının Antalya’nın geçmiş yıllarıyla karşılaştırıldığında inşaat sektörü açısından zayıf bir dönem olduğunu dile getirdi.

“ANTALYA’NIN EN BÜYÜK RİSKİ PLANSIZLIK”

Kentteki yapılaşmanın önündeki en önemli sorunlardan birinin plansızlık olduğunu belirten Aydın, imar planlarının yalnızca mevcut ihtiyaçlara göre değil, şehrin gelecekteki nüfusu ve gelişim hedefleri dikkate alınarak hazırlanması gerektiğini vurguladı.

Şehir planlamasında meslek odalarının da sürece dahil edilmesinin önemine işaret eden Aydın, uzun vadeli ve ortak akla dayanan çalışmalarla mevcut risklerin azaltılabileceğini ifade etti.

Antalya’nın sürdürülebilir bir kent yapısına kavuşabilmesi için planlama süreçlerinin bilimsel veriler doğrultusunda yürütülmesi gerektiğini belirten Aydın, kısa vadeli çözümler yerine şehrin geleceğini gözeten politikaların uygulanması çağrısında bulundu.

YENİ BİNALARDA DENETİM VURGUSU

Yeni yapıların deprem güvenliği konusunda geçmişe kıyasla önemli iyileşmeler yaşandığını belirten Aydın, yapı denetimlerinin daha sıkı hale geldiğini söyledi. Ancak denetimlerin yalnızca mevzuatla sınırlı kalmaması, sahada etkin biçimde uygulanması gerektiğine dikkat çekti.

İMO Antalya Şubesi olarak şantiyelerde teknik personel bulundurulmasını denetimin temel koşullarından biri olarak gördüklerini ifade eden Aydın, yasal olarak şantiyede bulunması gereken şantiye şefleri ve teknik personelin Bakanlık tarafından daha sıkı denetlenmesi gerektiğini kaydetti.

ALTINTAŞ VE KONYAALTI İÇİN ZEMİN RİSKİ UYARISI

Antalya’da yeni yapılaşmanın yoğunlaştığı bölgelerde zemin özelliklerinin mutlaka dikkate alınması gerektiğini belirten Aydın, özellikle Altıntaş bölgesindeki jeolojik ve geoteknik koşullara dikkat çekti.

Bölgede geçmişte yeterli jeolojik ve geoteknik çalışma yapılmamasının süreci kritik hale getirdiğini belirten Aydın, son dönemde gerçekleştirilen çalışmaların Altıntaş’ın farklı zemin özellikleri barındırdığını ortaya koyduğunu söyledi.

Bu farklılıkların yapıların temel sistemlerini de etkileyebileceğini vurgulayan Aydın, bölgede gerçekleştirilecek inşaatlarda geoteknik uzmanlarının uyarılarının dikkate alınması gerektiğini ifade etti.

Konyaaltı’nın bazı bölgelerinde ise zemin sıvılaşması riski ve yeraltı suyunun yüzeye yakın olması nedeniyle ilave önlemler alınmasının zorunlu olduğunu belirten Aydın, yapılaşma kararlarının zemin koşullarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.

“ANTALYA’NIN YAPI STOKU ENVANTERİ HENÜZ ÇIKARILMADI”

Antalya’nın deprem güvenliği açısından en önemli eksikliklerinden birinin mevcut bina stokunun kapsamlı biçimde incelenmemesi olduğunu belirten Aydın, kent genelinde sahada yapılacak çalışmalara ihtiyaç duyulduğunu söyledi.

2021 yılında hazırlanan İl Afet Risk Azaltma Planı’nda yapı stoku envanterinin çıkarılması ve deprem master planının 2024 yılına kadar oluşturulmasının öngörüldüğünü hatırlatan Aydın, bu hedeflerin hayata geçirilemediğini ifade etti.

2027-2031 dönemine yönelik yeni bir plan ve senaryo hazırlığı yürütüldüğünü belirten Aydın, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile belediyelerin doğru adımlar atabilmesi için sürece katkı sunduklarını kaydetti.

Aydın, Antalya’nın ihtiyacını şu sözlerle dile getirdi:

“İşin özeti; Antalya'nın acilen sahada birebir çalışılarak hazırlanmış bir yapı stoku envanterine ihtiyacı var.”

Kocaeli’de belediye ile İMO şubesinin iş birliğiyle mühendislerin sahaya çıkarılarak yapı stoku envanterinin bir yıl içerisinde tamamlandığını belirten Aydın, bu çalışmanın örnek alınabileceğini söyledi. Aydın, Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne de benzer bir modelin uygulanması yönündeki önerilerini iletmeyi sürdürdüklerini ifade etti.

KONUT FİYATLARINI ARTIRAN İKİ TEMEL SORUN

Antalya’da yeni konut üretiminin özellikle Altıntaş bölgesinde yoğunlaştığını belirten Aydın, vatandaşların uygun fiyatlı konuta erişiminin giderek zorlaştığını söyledi.

Konut maliyetlerindeki artışın temelinde ekonomik koşulların bulunduğunu ifade eden Aydın, müteahhitlerin üretim, nakliye ve akaryakıt giderlerinin sürekli yükseldiğine dikkat çekti. Artan maliyetlerin konut fiyatlarına yansıdığını belirten Aydın, yatırımcıların inşaat faaliyetlerine yönelmesini sağlayacak ekonomik koşulların da önemli olduğunu kaydetti.

Antalya’da arsa stokunun sınırlı olmasının da konut fiyatlarını artıran önemli etkenlerden biri olduğunu dile getiren Aydın, Altıntaş gibi bölgelerde yapılaşma hızla ilerlerken Kırcami gibi alanlarda imar sorunları ve belirsizliklerin süreci yavaşlattığını belirtti.

Arsa ve inşaat maliyetlerinin birlikte yükselmesinin daire fiyatlarını artırdığını vurgulayan Aydın, bu tablonun vatandaşların konut sahibi olmasını güçleştirdiğini ifade etti.

“YENİ BİNALAR ARTIYOR, ALTYAPI YETERSİZ KALIYOR”

Antalya’da yapılaşmanın hızlanmasına karşın altyapı yatırımlarının aynı ölçüde ilerlemediğini belirten Aydın, mevcut durumun kent yaşamı açısından önemli sorunlar oluşturduğunu söyledi.

Belediyelerin maliyetli ve zahmetli altyapı çalışmalarını seçim dönemlerinde siyasi kaygılar nedeniyle erteleyebildiğini savunan Aydın, kentin geleceği için bu anlayışın değişmesi gerektiğini ifade etti.

Aydın, altyapı yatırımlarının ertelenmemesi ve Antalya’yı mevcut sorunlardan çıkaracak güçlü bir iradenin ortaya konulması gerektiğini vurguladı.

Parsel bazında yürütülen kentsel dönüşüm uygulamalarının da altyapı üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çeken Aydın, daha önce 10 daire bulunan bir parselde 20 daire yapılmasının mevcut altyapı hizmetlerine olan talebi artırdığını belirtti.

Antalya’nın sağlıklı büyüyebilmesi için yeni yapılaşma kararlarının ulaşım, su, kanalizasyon ve diğer altyapı ihtiyaçlarıyla birlikte ele alınması gerektiğini kaydeden Aydın, şehir planlaması, deprem güvenliği ve altyapı yatırımlarının birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini ifade etti.

Kaynak: akdenizgercek.com.tr

 

begendim
0
Begendim
bayildim
0
Bayildim
komik
0
Komik
begenmedim
0
Begenmedim
uzgunum
0
Uzgunum
sinirlendim
0
Sinirlendim
Reklam

Yorum Gönder

Yorumlar